B Ü R O S E D A K U R T Ş E N G Ü N
Bahçe, Peyzaj Mimarlığı ve Kentsel Tasarım
Serbest Meslek Müşavirlik Bürosu
Bureau of Gardens, Landscapes and Urban
I T O G A
I T O G A
Landscape Architecture Project : Residential Garden & Nature Restoration
+ Istanbul TR + 2.2 ha
+ 2023 + 2024 + Completed Project
+ Owner Private
+ Collaboration + Tülin Hadi Cem İlhan TECE Mimarlık TECE Architects
+ Collaborators + Prof.Dr. Ünal Akkemik
TR / ENG
ITOGA, İstanbul’da, kuzey ormanlarına yaslanan ve sit statüsüne sahip bir parsel için geliştirilen konut bahçesi projesidir. Peyzaj, mimariyi çevreleyen bir dekor olarak değil; alanın mekânsal, ekolojik ve yaşamsal sürekliliğini taşıyan ana bir katman olarak ele alınır. Tasarım, suyun yüzeyle kurduğu ilişkiler, ekolojik geçişler, gündelik yaşam pratikleri ve zamanın akışı gözetilerek biçimlenir. Bahçe, önceden tanımlanmış imgelerden uzak; sakinlerinin zamanla dâhil olabildiği, değişime açık ve asimetrik bir kurgu üzerinden düşünülür.
Süreç, parselde ve çevresindeki doğada, farklı mevsimlere yayılan gözlem ve ölçümlerle derinleşir. Üniversite işbirliğiyle alandaki 72 ağaç; türleri, yaşları, sağlık durumları ve mekânsal ilişkileri üzerinden ele alınır. Bu bilimsel okuma, 17 ağacın yerinde korunması, 30 ağacın yer değiştirerek yeniden dikilmesi, 12 ağacın saksılanarak yaşatılması ve sınırlı sayıdaki invaziv bireyin alandan uzaklaştırılması yönündeki kararların zeminini oluşturur. Aynı süreçte floristik örtü belgelenir; koruma ve restorasyon gereksinimleri mevcut ekolojik doku üzerinden yeniden değerlendirilir. Su, topografya, canlı yaşamı ve mikro-ekolojik ilişkiler, geçmiş veriler ve olası gelecek senaryolarıyla birlikte okunarak peyzaj kararlarının altyapısını kurar.
Bahçe, biçimsel bir düzenlemeden çok, gündelik yaşama eşlik eden bir ortam olarak ele alınır. Alan, güney–kuzey ve güneydoğu–güneybatı doğrultularında farklı yoğunluklar ve kullanım biçimleri üzerinden ayrışır. Güney bölümünde insan ve insan-dışı varlıkların birlikte yaşamını gözeten bir denge kurulurken, kuzey bölümünde insanın geri çekildiği ve yaban yaşamının önceliklendirildiği bir alan tanımlanır. Güneydoğuda, aile yaşamına eşlik eden ve yüzey suyunu toplayıp süzen mikro yağmur bahçeleri yer alır; güneybatıda ise yakın çevreyle kurulan ilişkiler, ağırlama ve bakım pratikleriyle birlikte ele alınır. Dolaşım kararları ve bitkisel düzenlemeler, bu ayrışmayı keskin sınırlar oluşturmadan okunur kılar.
Yaklaşık bir yıl süren bu süreç boyunca peyzaj, analizden gözleme, dokümantasyondan mekânsal kararlara uzanan bütüncül bir çerçevede ele alınır; mimari projedeki revizyonlarla birlikte çok defa yeniden düşünülür. ITOGA, yerinde gözlemlerimiz ve elde ettiğimiz ekolojik verilerle birlikte yaşam ihtiyaçlarını kurgulayabildiğimiz; Türkiye’deki yaygın peyzaj mimarlığı pratiklerinden ayrışan bir süreç olarak, çok sayıda soru ve tartışma üzerinden bağlamı çalışma imkânı sunan bir konut bahçesi projesi oldu.
/
ITOGA is a residential garden project developed for a site in Istanbul that borders the northern forests and holds protected site status. Landscape is approached not as a decorative frame around architecture, but as the primary layer carrying the site’s spatial, ecological, and living continuity. The design takes shape through relationships with water, ecological transitions, everyday life practices, and the passage of time. The garden is conceived as an open, asymmetric structure—free from predefined images—allowing its inhabitants to gradually engage with and adapt to its changing conditions.
The process deepened through observations and measurements conducted across different seasons, both on the site and within its surrounding landscape. In collaboration with a university, the 72 trees on site were examined in terms of species, age, health, and spatial relationships. This scientific reading formed the basis for decisions to preserve 17 trees in place, relocate and replant 30 trees, conserve 12 trees through containerization, and remove a limited number of invasive specimens. At the same time, the existing floristic cover was documented, and conservation and restoration needs were reassessed in relation to the site’s ecological fabric. Water, topography, living systems, and micro-ecological relations—read through past conditions and future scenarios—established the underlying framework for the landscape decisions.
Rather than a formal composition, the garden is treated as a living environment that accompanies everyday life. The site is articulated through varying intensities and uses along south–north and southeast–southwest orientations. While the southern zone negotiates a balance between human and more-than-human coexistence, the northern zone foregrounds non-human life, positioning humans as visitors within a wilder ecological context. In the southeast, two micro rain gardens support family life by collecting and filtering surface water shaped by the buildings themselves; in the southwest, relationships with the surrounding context are addressed through hosting and maintenance practices. Circulation and planting strategies allow these distinctions to remain legible without relying on rigid boundaries.
Over the course of approximately one year, the landscape was continuously reconsidered within a holistic framework—moving between analysis, observation, documentation, and spatial decision-making—and repeatedly rethought in parallel with architectural revisions. ITOGA became a residential garden project that offered the opportunity to work through context via numerous questions and discussions, as a process distinct from prevalent landscape architecture practices in Türkiye, where living needs were articulated through on-site observations and ecological data.

Mevcut ağaçları koruyan, hortikültür ile yapılandıran, erişimlerin tektoniği ile yaşam kuran tasarım karakteri. / Design character that protects existing trees, structures them with horticulture, and creates life with the tectonics of daily circulation.

Bahçenin Karayemiş girişi / Lauracerasus entrance of the garden